BASE 2025’ten ‘Sınırlar/Olasılıklar’ manifestosu

Bahar Küpeli Aksoy “Heritage – Miras”

BASE İstanbul’un en anlamlı çalışmalarından bir diğeri Bahar Küpeli Aksoy’un “Heritage – Miras” isimli çalışması.

Marmara Üniversitesi, Seramik ve Cam Bölümu mezunu Aksoy’un kanvas üzerine el ile fotokopi transferi ve seramik kullanarak oluşturduğu “Miras” isimli çalışma; “doğarken alınan ilk nefes, anneden çocuğa geçen görünmeyen genetik kod, bir duygunun nesilden nesile taşınması, bir anlatının bedende yaşam bulmasına dair bir yolculuk” olarak tanımlanıyor Aksoy tarafından. “Nesiller öncesinde yaşananlar bir sonraki nesilde yankılanır. Gizli öykülerin ve yutkunulmuş çığlıkların devamı ile anneden çocuğa geçen şey yalnızca gen değil, bir anlatıdır, bir mücadeledir.” diyen Aksoy’a yola çıkış noktasını sorduk:

“Çalışmamda yer alan fotoğraflar, benimle son bulan 5 neslin gerçek fotoğrafları. Fotoğrafların birbirini takip edişi, genetik aktarım ile süre gelen devamlılığı temsil ediyor. Aktarımın sonucu ise, sahip olduğumuz en büyük miras olan genetik mirasımız. Hücrelerle birlikte nesillerin bıraktığı izler, bir sonraki kuşağa geçen, bastırılan ve fısıldananların aynası. Bırakılan izler, mücadeleyi tamamlamaya, yarım kalan cümleyi bitirmeye ve onun bedeninden dökülenleri geleceğe aktarıyor olacak. Böylece hafızanın mirası, varlığımızın mucizevi bütünlüğü, bizden önceki nesillerden aldığımız genetik hücrelerle, yepyeni bir yaşam olarak var olmaya devam edecek.”

Aksoy, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Ancak burada sadece genetik mirastan değil, kültürel mirastan da bahsediyoruz. Annelerimiz, mitokondri yoluyla kızlarında yaşamaya devam ediyorlar evet ama aynı zamanda onlardan aldığımız davranış modelleri, alışkanlıklar vb. örüntüler de bizde yaşamaya devam ediyor. Her kuşak ne gördü ne öğrendiyse bir diğerine aktarıyor. İlginçtir, annemle anneannemin ilişkisi ile benim anneannemle ilişkim birbirinden tamamen farklıydı. Anneannem torunu olan bana son derece toleranslıyken kendi kızına yani anneme aynı toleransı asla göstermezdi. Yani aslında burada bir kuşaktan diğerine aktarılan bir örüntü var ve biz bunu ne yaparsak yapalım, kıramıyoruz.”

Sosyal medyada “Mitokondrisi bende kaldı” başlığıyla yayınlanan ve okuyan herkesi etkileyen yazı aklımızda sergiyi gezmeye devam ediyoruz.